Ana Sayfa
biobellinda nedir?
şirket bilgileri
ürünler hakkında
ürünlerimiz
neden biobellinda?
siz de kazanın!
satış fiyat listesi
üye olun
İletişim
dünyadan haberiniz olsun
çeşitli
fıkralar
Allah'ın adı
evlilik
BİOBELLİNDA AMWAY'İ VURDU
KARDEŞ SİTELER
DUYURU
işte bu harika!
konuş kazan ücretsiz üyelik
ARALIK KAMPANYASI
 

evlilik

 

ikili ilişkiler



çok güzel öğütler mutlaka okuyun derim.

SEVGİLİ GELİN HANIM

1. Beyine hoşlanacağı isim ve sıfatlarla hitap et!
2. Onun sevdiği yemekleri güzel yap ki, evini özlesin.
3. Beyin evden çıkarken onu uğurla; akşam döndüğünde güler yüzle karşıla!
4. En çok güzel görünmen gereken kişinin beyin olduğunu bil!
5. İffetini ve hayanı muhafaza et. En güzel elbisenin takva(allahtan korkma ve dinin yasaklarından sakınma) elbisesi olduğunu unutma; her işimizi murakabe(denetleyen) eden Allah’ı düşün!
6. Sevgini beyinle ve çocuklarınla paylaş. Evinin direği ol! Beyin evde olmadığı zaman gözü arkada kalmasın.
7. Beyine her fırsatta teşekkür etmeyi unutma! Gücü yetmeyeceği külfetin altına sokma, başkalarına da şikayet etme!
8. Beyini işlerini makam ve mevkisini bil! Sevincini ve üzüntüsünü paylaş!
9. Beyinin izni olmadan ve onun müsaade etmeyeceği yerlere gitme!
10. Tutumlu ol! Müsrif olma. Zor zamanlarda da isyan etme!
11. Temiz ve tertipli ol. Beyinin elbiseleri de temiz ve ütülü olsun.
12. Beyinin akrabalarına ve onun sevdiklerine yedirip içirmekten kaçınma. Onlara güzel davran!
13. Kaynananı tecrübeli bir anne olarak sev ve say ki, beyin üzülmesin.
14. Annenin evine gereksiz ve aşırı gitme ki, evdeki işlerin aksamasın.
15. Çocuklarını hayırlı bir evlat olarak yetiştirmeye gayret et ki, millet de sizi hayırla yad etsin.


Cenab-ı Hak’tan iki cihan saadeti dilerim.


SEVGİLİ DAMAT BEY

1. Evinden çıkarken hanımına Allah’a ısmarladık diyerek çık. Onun gönlünü hoş tut!
2. Pencerelerden yolunu gözletme, vakitlice evine gel!
3. Dışarıda yediğinden içtiğinden evine de getir!
4. Hanımının kusurlarını başkalarına anlatma, güzelliklerini anlat!
5. Evini harçlıksız bırakma, onları kimseye muhtaç etme!
6. İş hayatının sıkıntılarını eve yansıtmaki! Evde sevinç olsun.
7. Düğüne yada gezmeye gittiğinde mümkünse hanımını da götür!
8. Evine geldiğinde selamla ve güler yüzle gir ki, ev halkı senin geldiğine sevinsin.
9. Evini Kuran’sız, kitapsız ve namazsız bırakma! Sabah namazına kalktığında ev halkını da kaldır ki, rahmet ve bereket gün boyu sizinle olsun.
10. Gayretli ol, kıskanç ol! Ancak tecessüs(gizlice kendini ilgilendirmeyen şeyleri öğrenmeye çalışma) etme, su-i zan(şüphe) ile hareket etme! Ayıp ve kusur araştırmakla meşgul olma!
11. İnsaflı ol; hanımının gücünün yetmeyeceği işleri ondan bekleme. Gerekirse ona yardım et.
12. Kararlarında hanımınla da istişare( danışma) etmeyi unutma!
13. Beklenmedik anlarda sürpriz hediyelerle gönül almasını bil!
14. Dünya evine girmek, dünyaya dalmak olmamalı; Ahiretini unutma! Din, vatan ve insanlık için çalışmayı terk etme!
15. Şunu bil ki, az olan helal kazanç, çok olan haram kazançtan hayırlıdır. Haram lokma yeme, hanımına ve çocuklarına da yedirme!

Cenab-ı Hak’tan iki cihan saadeti dilerim.
Mustafa KARATAŞ



DEĞERLİ HANIMANNE (Gelin hanımın annesi)

1. Kızını savunma, o şikayete geldiği zaman ona yüz verme! Damadının iyiliklerini başkalarına da anlat!
2. Kızının evine çok sık gitme ki, saygınlığın artsın. Ancak torunların olduğunda yardımını da esirgeme!
3. Kızında ve torunlarında damadının anne ve babasının hakları olduğunu unutma!
4. Hısımlarını(dünürlerini) akraba bil. Onların hatırını üstün tut!
5. Damadını oğlun bil. Onu da zaman zaman ara, gönlünü hoş tut!

Yavrularınızın güzel günlerini görmeniz dileğiyle.



DEĞERLİ HANIMANNE (Damat beyin annesi)

1. Gelinini kızın gibi bil. El kızı gelip oğlumu elimden aldı deme!
2. Gelinine annelik yap, kusur bulmak için çalışma. Çok da nasihat etme. Kendini sevdir, gerisi gelir.
3. Başkalarının gelinin hakkındaki dedikodularına hemen inanma!
4. Yapabileceğin basit işleri kendin yap, gelininden bekleme! Kendi zamanınla kıyaslama!
5. Gelininden gizli oğlunla konuşma ki, gelinin senden endişe etmesin. Sana güvensin.

Yavrularınızın güzel günlerini görmeniz dileğiyle...

Yrd.Doç.Dr.Mustafa KARATAŞ
kaynak:mustafakaratas.com



Ask Nedir?
 
Ask, iyi geceler öpücügünü uzun tutmaktir. Beklentidir.
Ask, delicesine flört ederken yanindakinin hiçbir sey yapmama hakkini teslim etmektir. Saygidir.
Ask, zaaflariniz oldugunu ortaya çikarir. Kabullenmektir.
Ask, simdi zamani degil diye beklemeyi bilmektir. Sabirdir.
Ask, saçlarda baslayip topuklarda biten bir gezintidir. Kesiftir
Ask,Seviselim demeden sevismek,yanindakinin ne istedigini bilmektir.Anlasmaktir.
Ask, baglandigini sandiginda,karsindakine hayir deme sansini tanimaktir.Inceliktir.
Ask, korumaktir. Sorumluluktur.
Ask, ciddi bir tokalasmayi kikirdamaya dönüstürmektir. Mizahtir.
Ask, durma yoksa seni öldürürüm lafini duymaktir. Şehvettir.
Ask, evinizdeki her seyin yerinin degistirilmesini kabullenmektir. Teslimiyettir.
Ask, sevgilinizin ne oldugunu bütün çiplakligiyla görmektir. Gerçektir.
Ask, saatin kaç oldugunu bilip aldirmamaktir. Nesedir.
Ask, sizi kucaklayan kollarin, gittikçe daha çok sarilmasidir.Mutluluktur.
Ask, gecenin bir vaktinde sen uyu, benim gitmem gerek dediginizde,uyanik kalip seni biraz daha görmeyi tercih ederim cevabini almaktir. Sicakliktir.
Ask, tanidiginizi zannettiginiz insanin yeni yanlarini kesfetmektir. Tazeliktir.
Ask, uyandiginizda rüyanizi yaninizda bulmanizdir. Düslerin gerçek olmasidir.
Ask, kocaman yatagin üçte birine sikismaktir. Yakinliktir.
Ask, evin anahtarkidan bir kopya daha yaptirmaktir. Güvendir.yatagin üçte birine sıkışmaktir. Yakinliktir.
Ask, evin anahtarkidan bir kopya daha yaptirmaktir. Güvendir.
Ask, hosçakal dedikten sonra tekrar karsilasacagini bilmektir.Kaderdir.
Ask, gerindiginde sizlayan vücut lafinin anlamini bilmektir. Derstir.
Ask, ecza dolabini açtiginda, dismacunu kapagini kapatilmamis bulmaktir. Uyumdur.
Ask, hosçakal dedikten sonra tekrar karsilasacagini bilmektir.Kaderdir.
Ask, gerindiginde sizlayan vücut lafinin anlamini bilmektir. Derstir.
Ask, ecza dolabini açtiginda, dismacunu kapagini kapatilmamis bulmaktir. Uyumdur.
Ask, pencereden disariya baktiginda kiminle oldugunu hatirlamaktir. Düsüncedir.
Ask, rüzgarin agaçlarin arasinda dolasirken çikardigi sesi dinleyip sevgilisinin yaninda olmadigina hayiflanmaktir.Yalnizliktir.
Ask, asla anlatilmayacak hikayelerdir. Özeldir. Kiymetini Bilene Tabiiiii
 

 
Askta 99 Öğüt

1. Sık sık seni seviyorum ve sana ihtiyacım var demeyi unutmayın.
2. Aşk şiiri yazın.
3. Yağmurda el ele yürüyün.
4. Radyodan onun için şarkı isteyin.
5. Ruj ya da traş kremi ile aynaya "seni seviyorum" yazın.
6. Çantasına, cüzdanına ya da yastığının altına küçük aşk notları saklayın.
7. Kahvaltıda kalp şekilli tostlar yapın.
8. Gazetenin kişisel bölümüne aşk notları yazın.
9. Şehir içinde fayton gezintisine çıkın.
10. Süpriz haftasonu tatili hazırlayın.
11. Sevgilinizin ufak tefek gündelik ev işlerini yapın.
12. Ajandasındaki uzak tarihlere ikiniz için randevular yazın.
13. En sevdiği restorana reservasyon yaptırın.
14. Gidilecek filmi seçmesine izin verin.
15. Ona ayak masajı yapın.
16. Kalp şeklinde bir kitap ayıracı yapın ve okuduğu kitabın arasına koyun.
17. Romantik müzik CD'si koyun ve dans edin.
18. Sadece ikiniz için sürpriz parti düzenleyin.
19. Sevgilinize pofuduk oyuncaklar alın.
20. Birbirinizin falını okuyun.
21. Birbirinizde en çok sevdiğiniz 10 özelliğin listesini yapın.
22. Bu listeyi göze görünecek bir yere koyun.
23. Onun adını vücudunuza dövme ile yazdırın.
24. İkiniz için bir fotoğraf albümü hazırlayın.
25. Birlikte kampa gidin ve sadece bir uyku tulumu alın.
26. Bir şişede, balonda ya da sandwichte aşk notu gönderin.
27. Sevdiğini bildiğiniz bir çizgi film karakterini taklit edin.
28. Birlikte duş alın.
29. Işıkları loşlaştırıp kanepede tv izleyin.
30. "Özür dilerim" deyip, öpüp barışan taraf olun.
31. Birbirinize masaj yapın.
32. Gün boyunca her saat başı öpüşün.
33. Bir sepet dolusu şirin hediyeler gönderin.
34. Banyo aynasındaki buhara "Senin için deliriyorum" yazın.
35. Kocaman bir kurdele ile yatağınızı paketleyin.
36. Onun benzin deposunu doldurun.
37. 18 yaşında gibi davranın hatta piercing yapın.
38. Sebepsiz yere bir buket çiçekle çıkın karşısına.
39. Birlikte scrabble oynayın, kullanabildiğiniz kadar aşk kelimesi kullanın.
40. Ona köpük banyosu hazırlayın, etrafına mumlar yakın.
41. Parkta piknik yapın.
42. El ele tutuşun.
43. Evde mum ışığında romantik bir yemeğe giden yolu gül yaprakları ile donatın.
44. Bir hayır kurumuna sevgiliniz adına bağış yapın.
45. Onun kıyafetlerini yerden kaldırın ve ona bu konuda hiç birşey söylemeyin.
46. Eski siyah beyaz filmlerden seyredip patlamış mısır yiyin.
47. İlk randevunuzu yeniden yaşayın.
48. Bir oyun ya da maç bileti alarak ona sürpriz yapın.
49. Beklenmedik bir anda onu kucaklayın.
50. Üzerinde hiç düşünmeden, ani bir hediye alın.
51. Sadece "Seni düşünüyorum" demek için mail gönderin.
52. Eve kocaman bir balon buketi getirin.
53. Kahvaltısını yatağa götürün.
54. Yılbaşı ağacı için ikinizin resmi olan bir süs hazırlayın.
55. Elim sende oynayın.
56. Arabasını yıkayın ve konsoluna aşk notu bırakın.
57. Birlikte bir çiçek dikin.
58. Telesekreterine sevimli bir mesaj bırakın.
59. Bir geceliğine otelde kalın.
60. Karın üzerine melek resimleri çizin.
61. Her "merhaba" ve "hoşçakal" ı kucaklayarak ya da öperek mühürleyin.
62. Şehir dışına doğru kısa bir araba gezintisine çıkın.
63. Geceyi yıldızları seyrederek geçirin ve birlikte dilek tutun.
64. Yer ya da mekan umursamadan ara sıra ona göz kırpın.
65. Birlikte komik hayvan isimleri düşünün.
66. Birbirinize şiir okuyun.
67. Doğumgünlerinizi birlikte kutlayın.
68. İkinizin güzel bir resmini cüzdanınıza koyun.
69. En sevdiği kitabı ya da CD'yi sebepsiz yere ona hediye edin.
70. İş yerine şeker, yiyecek, resim ve aşk notları ile dolu bir moral paketi gönderin.
71. Bir gece dışarı çıktığınızda insanlara balayında olduğunuzu söyleyin.
72. Kırda yürüyüşe çıkıp birbirinizin baş harflerini ağaca kazıyın.
73. Sizin için yaptığı ve sizin sıradan kabul ettiğiniz herşey için küçük teşekkür notları yazın.
74. Şömineyi yakın ve şeker pişirin.
75. En sevdiğiniz TV şovunu kaydedin ve geceyi konuşarak geçirin.
76. Bulaşıkları birlikte yıkayın, sonra birbirinizin ellerine krem sürün.
77. Ona bir aşk mektubu yazın, sonra da onu yap boz parçaları gibi kesin.
78. Gizli işaretler belirleyin ve kalabalık içindeyken bunları kullanın.
79. Takviminize sadece ikiniz için hafta ortasırandevusunu düzenli olarak işleyin.
80. Çamaşırları birlikte yıkayın.
81. Romantik Tiyatro:Haftasonu birbirinizin en sevdiği romantik sahneleri canlandırın.Cumartesi sizin,Pazar onun günü olsun.
82. Onu işyerinden arayın ve randevu isteyin.
83. Sanki birbirinizi bir aydır görmüyormuş gibi davranın.
84. Özel birşeyler yapmak için yazılı davetiye gönderin.
85. Birbirinize kitap okuyun.
86. Penceresinin önünde durun ve romantik bir şarkı söyleyin.
87. En sevdiği şekeri montunun cebine saklayın.
88. Sesinizi kaydettiğiniz bir kaseti arabasındaki teybe yerleştirip açık bırakın ki arabayı çalıştırdığı anda çalmaya başlasın.
89. Açık hava sinemasına gidin.
90. İkiniz de yatağa girdikten sonra açık kalan ışığı söndürün.
91. Fırtına çıktığında birbirinize sıkı sıkı sarılın.
92. Ölümsüz aşkınızı telgraf ile açıklayın.
93. Romantik bir yemek hazırlayın ve en iyi porselenlerinizde servis yapın.
94. Boynuna kocaman bir öpücük kondurarak onu şaşırtın.
95. Beklenmedik iltifatlar yapın.
96. Bir külah dondurmayı paylaşın.
97. Salonun ortasında piknik yapın.
98. İkinizin aptal bir fotoğrafını çekin ve çerçeveletin.
99. Okuduğu derginin içine aşk kartları saklayın.
 

CAN DÜNDARDAN  EVLİ
OLMAK..,
Evli olan olmayan, evlenecek olan herkese...

 
 Evlilik, inanmadigim halde
içerisinde 17 seneyi

bitirdigim bir kurum benim için..  

17 senede (abartmiyorum) 40 çift arkadasimin son
verdigi kurum ayni zamanda da...

Evliligimin bu kadar uzun sürmesinin gizi belkide kuruma

inanmamaktan geçiyor.

Evliligi toplumun dayattigi sekilde yasamamaktan...

Nedir bu dayatmalar?

Erkegin muhakkak kadindan yasça büyük olmasi, egitim seviyesinin erkegin
lehine yada en azindan esit olmasi bunlarin sadece ikisi...

Olmaz, yürümez diyor toplum... Erkek yasça büyük olmali ki, kadina"hot"
dediginde oturmali kadin... 

Yada yumusatiyorlar; efendim kadin erkekten önce çöktügü için (hani dogum
felan) küçük olmaliymis yasi...

Egitimde de böyle.. Kadinin çok okumusu bilmis olurmus, evdekalmakmis
layiki....

ESiM BENDEN 2 YAS BÜYÜK; ne "hot" dememe gerek kaldi

17 senede, ne de benden önce çöktü... 

Yillar içinde ben yaslandikça o gençlesti, "oo Can bey

kapmisiniz çitiri" esprilerine muhattap dahi oldum.

ESiM 3 ÜNiVERSiTE BiTiRDi; ben bi taneyi 9 senede bitirdim.. 

Ne o bana bilmislik tasladi, ne ben ona ezik baktim...

Kulaga gelen müzik tekse de, onu olusturan notalar farklidir der Halil
Cibran...

Bunu unutmadik biz. Ben konusurken o dinledi, Ben
  dinlerken o konustu 17 sene. 

O öfkeliyken ben, ben öfkeliyken o "haklisin bitanem..." dedik,öfke bitip
firtina duruldugunda "ama bi de böyle düsün" de dedik fikrimizi
savunurken. 

Farkli insanlar olarak görmedik birbirimizi, ayni amaç için savasan
neferlerdik bu hayatta...

Asla bilmedik ne kadar para kazandigimizi, ortak cüzdanimizdan gerektigi
kadar aldik.. 

Ne kadar çalarsa çalsin masanin üstünde telefon, kim bu saatte arayan
karsi cins diye sorgulamadik da ama...

Sevginin en büyük dostuydu bizim için "güven"... Ve 
 güvenin ardina saklanmis bir "saygi" vardi daima...

Ne kavgalar, ne badireler atlattik 17 senede... 

Eee ülkeler neler gördü, biz çekirdek aile mi sütliman
yasayacaktik... 

Öyle bir girdik ki birbirimize, ben ilk kez odamin disinda yattim bi gece,
misafir odasinda...

Gece yarisi kapi açildi, esim "ne yapiyosun burda?"

diye sordu kapinin esiginden,"uyuyorum" dedim buz gibi bi sesle...

Gitti, gelmesi 1 dakikasini almisti elinde yastikla... "kay yana" dedi
daracik yatakta. "ne yapiyosun?" dedigimde "benim yerim senin yanin, sen
gelmezsen ben gelirim" dedi...

Anladim ki o gece, en uzun kavgamiz yat saatine kadar sürecek... Ve bence
dogrusu da bu...

Özen gösterdik o günden sonra, evin her yerinde kavga ettik, yatak odamiz
haric.. 

Kirsak da zaman zaman kalplerimizi, asla kin tutmadik birbirimize...

Toplum kurallariyla oynasaydik bu oyunu belki de 41 inci çift olacaktik o
listede...

Ama oyunun kurallarini biz koyduk... Nede olsa bizim oyunumuzdu,oynanan...


Evlilik; hesapsiz içine dalinmasi gereken bir oyun  
 bence...

Topluma kulaklarini tikayarak hemde... Ne benim, ne de bizim
sözlerimizle...

Sadece gönlünüzden geçtigince...

Dedigi gibi Ataol Behramoglu'nun;

"...Yasadiklarimdan ögrendigim bir sey var: Yasadin mi büyük yasayacaksin,
irmaklara, göge, bütün evrene karisircasina. 
 
 Çünkü ömür dedigimiz sey, hayata
sunulmus bir armagandir.

Ve hayat, sunulmus bir armagandir insana..." 


*
Eşini dogru seç.



Dogru eş her zaman uzun zaman flort ettigin kişi degildir. Önemli olan kısa
zamanda da olsa fikirlerinin uyuştugu, Yaşam tarzlarının benzedigi, Espiri
anlayışının yakın oldugu, Zor zamanların da hep yanında olacagını bildigin,
Dertlerini, sevinçlerini paylaşabilecegin, Fikirlerine, olaylara bakış
açısına güvendigin, Senin fikirlerine saygı duyan, Konuşmaktan
sıkılmayacagın, Hayata küstügün zaman seni kabugundan çıkartıp
eglendirebilen, Gözlerine baktıgında ne söylemek istedigini anladıgın, Aynı
zamanda iyi bir arkadaş, Fiziksel görünüşün dışında da seni sen oldugun için
sevebilecek ve bunu kaldırabilecek birini eş olarak seçmelisin!!!

Dünya da böyle biri var mı? diye sorabilirsiniz şimdi. Emin ol var!!

Tabii ki sayıları fazla degil.. Hatta hayatta insanın karşısına ya 1 ya da 2
kere çıkar, belki de hiç çıkmaz... Önemli olan onu fark edebilmek.

Eger bu satırları okundugunda aklından bu özellikleri barındıran bir isim
geçirmişsen çok şanlısın. Ne olursa olsun onunla birlikte olmak için elinden
geleni yap. Çünkü bir daha onun gibisini bulma şansın çok az emin ol. Bütün
aptal aşıklar gibi ilk hareketi ondan beklersen çok geç kalırsın.. Eger bu
satırlar sana böyle birini çagrıştırmıyorsa.. Onu fark edebilmek için sadece
etrafına bakman yeterli olacaktır. Çünkü o da sana bakıyor olacak!!!



* Işini dogru seç...

Dogru iş rahat iş degildir.

Çok kazandıran iş de degildir.

Kariyer de degildir.

Klimalı büro ortamı da degildir..

Dogru iş olmaktan zevk aldıgın yerdir.

Sabahleyin kalktıgında gitmekte üşenmedigin, bıkmadıgın yerdir. Tabii
yanında rahatlık,para,kariyer varsa ne ala...

* Arkadaşlarını dogru seç.
Çok sayıda arkadaşın olması "iyi arkadaşın" oldugunun ispatı degildir.

Güzel günlerdeki arkadaşlıklar geçicidir. Mutluluklarının yanında, acılarını
da paylaşabilecegin, Fikirlerine ihtiyaç duyabilecegin, Her zaman yanında
olmasını isteyecegin, Senin madden degil manen zengin eden, Bir tek arkadaş
sana çok şeyler katacaktır.





 
EVLILERE VE YENI EVLENECEKLERE
 
 
   EVLILIK VE ASK
     Piril piril ütülü giysili, misler gibi parfüm kokulu,saçlari 
tarali, disleri firçalanmis adami / kadini sevmek kolaydir.
     Aslinda ask, ayni insani, sabahin körü uykudan uyandirdigindaki en 
sinirli hali ile de kabul edebilmek, ayni tuvaleti bir dakika arayla 
kullanabilmek, diz yapmis pijamalarla kanapede yastiklara sarilip 
sizmisken bile sevkatle oksayabilmektir.
     Buna katlanamayanlar zaten asik degillerdir.
     Bu durumda evlilik hoslandigin insana karsi olan duygularini 
öldürüyor diyebiliriz.
     Zira asiksan, ayni havayi solumak bile zevk verir. hep beraber 
olmak istersin. banyodan gelen su sesi bile onun evde oldugunun 
isaretidir ve huzur verir.
     Ütüledigin gömlegin ona ne kadar çok yakisacagini düsünürsün.
     Pisirdigin yemegi ne çok sevecegini hayal edersin.
     Bin tane ayakkabisi varken binbirinciye sahip olmaktan mutlu olacak diye, istedigin gömlegi satin almaktan vazgeçersin.
     Zamanla almaktan çok, birseyler vermekten mutluluk duydugunu 
 kesfedersin.
     Eger kadin evlilikte ikinize yemek pisirecek, dolabi düzenleyip 
ütüyü yapacak bir anne olacak görülüyorsa, o kadinin saçlarinin hiç 
yaglanmadigi
ve adamin     geceleri terlemedigi düsünülüyorsa,
asla kavga edilmeyecek ve lavabo tamir edilirken dahi gülüsüp 
öpüsülecek zannediliyorsa zaten beklenti bir evlilik degil, bir 
amerikan filmini yasamaktir.
     Bu hayallerle yola çikildiginda, damat ilk gece gelinin 
saçlarindan onbin firkete sökmeye çalistiginda, gelin ise damat 
firketeleri çikaramayip kuaföre küfür ettiginde zaten evlilik 
sandiklari sey çatirdamaya baslayacaktir.
     Evlilik; sadece ask degildir.
     Evlilik; ev arkadasligi, kankalik, sirdaslik, ortak hesaba sahip 
mudilik, ayri kökenlerin birlesmesi, basi hatirlanmayan bir akrabalik 
iliskisidir.
     Ask bu iliskide tutkuyu saglar ama zaten tek basina ayakta 
tutamaz.
     Asiksaniz atesli sevismeler yasarsiniz ama kis aksamlari evde 
 konyak içip geyik yapamayabilirsiniz.
 
     Hala caniniz sikildiginda onu degil de annenizi ariyorsaniz, yalan 
olmustur o evlilik.
 
     Ask evlilikte gider gelir. haliya kola döktügünde ask biter, ama 
 o, haliyi temizleyebilirse gene asik olunur.
 
     O aradaki sinir evresini asabilenler ellinci yila kadeh 
 kaldiranlardir.
     Tahammül edemeyenler ise ikinci evlilikten sonra artik evliligin 
 yalan olduguna inanacaklardir.
 Zafer, direnenlerin olur.
     Evlilik nedir?
Sabahtan beri hastanedeyim... Bu sefer kendim için değil, 
ismini
asla veremeyeceğim, verirsem benimle tüm ilişkisini kesecek olan 
(ama
hepinizin yakından tanıdığı) bir arkadaşım için hastanedeydim.
 
       Hayatımda bundan daha saçma bir incinme vakası duymadım... 
Bütün
gerzekler benim etrafımda toplanmış anladığım kadanyla...
 
       Sabahın köründe aradı beni... Acilen hastaneye gitmesi
gerektiğini, hemen taksiye atlayıp gelmemi söyledi.
 
       Telaş içinde gittim evine. Bizimkinin kafa göz patlamış, 
nefes
almakta zorlanıyor. Ne gömleğini giyebiliyor ne ceketini... Müthiş 
bir
kaburga ağrısı... Ne oldu diyorum, sırıtarak "Sonra anlatırım" 
diyor...
 
       Bindik taksiye gidiyoruz... "Kızım" diyorum "Ne oldu? Kocan 
dövdü?" "Yok" diyor... "Eeeee?" diyorum, sırıtıyor... "O yaptı ama 
dövmedeğil!"
 
       Allahım ya Rabbim! Delireceğim meraktan..
       Gittik hastaneye, filmdi, röntgendi, tahlildi... Sonuç:
Kaburganın birinde kırık, omurgada zedelenme, sağ elin dışında 
ezilme ve muhtelif çürükler...
 
       Kaburga kırıklarında pek bir şey de yapılamıyor biliyorsunuz.
Bandajladılar, ilaçladılar, gönderdiler bizi...
 
       Çıktık hastaneden, gittik pastaneye, oturduk...
 
       Bu arada arkadaşım habire kıkırdıyor. Fakat bir yandan da
kıkırdamasını durdurmaya çalışıyor çünkü her tür nefesli hareket 
-gülme,
hapşırma, hıçkırma- müthiş bir ağrıya neden oluyor.
 
       " Eh" dedim "artık anlat."
       Bardağı kaldıramadığı, öne de eğilemediği için benim 
yardımımla
çayından bir yudum aldıktan sonra "Tamam ama..." dedi, "Kimseye 
söyleme.
En azından ismimi söyleme..."
 
       " Tamam" dedim. "Söz!"
       Başladı anlatmaya...
       Hadise şuymuş: Benim dümbük arkadaşım ve kocası (Bay ve Bayan
Dümbük) evlerinde "tecavüz tatbikatı" yapmışlar!.. Olay şöyle 
meydana
gelmiş. Televizyonda mı gazetede mi ne bir tecavüz haberi görmüşler,
üzerinde konuşmaya başlamışlar. Benimki (Bayan Dümbük) "Ben 
sporcuyum,
kimse bana tecavüz edemez" diye sallamış. Kocası da (Bay Dümbük) 
"öyle
bir ederler ki..." diye karşı sallayışı yapmış. Bunlar beş dakika 
"şöyle
yaparım, böyle yaparım" diye atışmışlar durmuşlar. Derken 
başlamışlar boğuşmaya...
       Fakat aynı zamanda geri zekâlı oldukları için işi gereğinden
fazla ciddiye almışlar. Benimki kendini savundukça kocası olacak
orangutan bastırdıkça bastırmış.
 
       Kanepelerden düşülüp, sırtlar sehpa köşelerine mi çarpmamış, 
Kül tablaları kafalara mı indirilmemiş (kocasının kafasına!!!), eller 
Kollar duvarlara mı sürtmemiş...
 
       Sonunda Dümbük efendi benimkinin üzerine oturmuş. Enişte 98 
kilo!
Benimki 53! Kaburga kırığı tahmin ediyoruz o an oldu...
 
       "Peki" dedim "tecavüz gerçekleşti mi?"
 
     "Hayır!" diye şakıdı bir halt becermişçesine. "Pantolonu çıkartmayı başardı ama sonra yorulup pes etti! Ho ho hoyt! Ahhh..."
 
       "Koçandaki hasar ziyan nedir peki?"
 
       "He he heee.. Sorma. Hâlâ küçük tuvaletini yaparken 
zorlanıyor.
Sıkı tekme atmışım... Kafası da çok fena şişti... Galiba burnunu da
ısırmışım. Morardı. O da evde yatıyor, işe gidemedi... He he hee..
Ahh..."
 
       Yok değil mi bunlar kadar saloz bir çift? Bir tane daha 
olması
durumunda cidden insanlık aleminden şüphe edeceğim.
                                      (anonim)
 
Evlilikte altın kuralları biliyor musunuz?
Kaynak:mynet haber
 
Cinsel Tıp Derneği Başkanı Dr. Cem Keçe, evlilikte mutlu olmanın sırlarını açıkladı. Keçe, çiftlere, "Emir cümlesi kullanmayın, yargılayıcı ve suçlayıcı olmayın, rolleri paylaşın, iletişime ve karşılıklı anlayışa önem verin, kıyaslamayın, cinsel hayatınızı renklendirin, eşinizi değil, kendinizi değiştirin" önerisinde bulundu.

Kültür, anlayış ve davranış farklılıklarının evliliklere zarar verdiğini belirten Keçe, "Çiftlerin kendi başlarına çözemedikleri her türlü problem ve çatışmaları terapistiyle beraber anlamaya çalışmaları ve çözüm yollarını öğrenmeleridir" dedi. Çiftlerin çoğunluğunun birbirilerini fazla tanımadan, duygularının etkisiyle yakınlaşıp, her şeyin toz pembe gideceği hayaliyle evlendiğini anlatan Keçe, bununda mutsuz yuvaların kurulmasına yol açtığını ifade etti. Keçe, "Eşlerinden ayrılmayı düşünen veya anlaşamadıkları için mutsuz olduklarını ifade eden bu çiftlerin başa çıkılmaz olarak gördükleri sorunlar, büyük oranda karakter, kültür, anlayış ve davranış farklılıklarıdır" değerlendirmesini yaptı.

Sorun yaşayan çiftlerin, "Eşim beni anlamıyor", "Eşim çok değişti", "Artık beni sevmiyor", "Daha fazla dayanma gücüm kalmadı", "Evlenmeden önce daha iyiydik" ve "Ne yapmam lazım bilemiyorum" şeklinde serzenişlerde bulunduğunu belirten Keçe, şunları söyledi:

"Bu yakınmaları söyleyen ve evlenene kadar hiçbir problem yaşamadıklarını ifade eden bu çiftler, evlendikten sonra var olan her anlaşmazlığın ve tartışmanın kaynağını acımasızca evlilik kurumuna bağlama yanlışlığına da düşüyorlar. Belki de 'Evlenmeseydik bunlar başımıza gelmezdi' diye düşünüyorlar. Ancak inatlaşmaları, karşılıklı atışmaları, ego tatminsizliklerini veya karakter farklılıklarının doğurduğu mutsuzluklarını ve söylenemeyen, ön yargılı davranışlar sonucu görülemeyen gerçekleri evlilik kurumunun değil, kişilerin kendilerinin yarattıklarını kabul etmede de zorlanıyorlar. İşte bu nedenlerden dolayı evlilik danışmanlığının amacı, çiftlerin kendi başlarına çözemedikleri her türlü problem ve çatışmaları terapist ile beraber anlamaya çalışmaları ve çözüm yollarını öğrenmeleridir."

EVLİLİK KURUMUNU ZEDELEYEN NEDENLER                           

Evlilik kurumu zedeleyen nedenler şöyle sıralandı:

"- İletişim eksikliği
- Uzlaşmada güçlük
- Kaynana sorunları
- Erken boşalma, cinsel isteksizlik gibi cinsel işlev bozuklukları
- İlgi eksikliğine bağlı duygusal tatminsizlik
- Maddi konularda var olan anlaşmazlıklar
- Akraba ilişkilerinde var olan problemler
- Sürekli tartışma ve fikir ayrılıkları
- Çocuklarla ilgili fikir ayrılıkları ve çatışmalar
- Eşe despotça hükmetme
- Alkolizm
- Her türlü şiddet
- Güven duygusunun zedelenmesi
- Evlilik dışı ilişki."


Bütün kadinlar birbirlerini rakip olarak görürler.
Birbirlerini kiskanmalari için ayni meslekten olmalariyla da   menfaatlerinin çatismasi falan sart degildir.


*Ortalikta kendilerinden baska kadinlarin da dolasiyor olmasi,   kiskanmalari için yeterli bir sebeptir.

Yolu kadinlarin görev yaptigi bir yere, örnegin bir banka subesine düsen   bir kadin, gördügü muameleden bunu sip diye anlayabilir.


* Bütün kadinlarin mutlaka  sartlari vardir.

"Seninle evlenirim ama...", "dedigini yaparim ama " ...


* Nedense bütün ask siirleri, en duygulu sarki sözleri hep erkekler tarafindan yazilmistir. Çok duygulu olduklari söylenen kadinlarin bu sirada   ne yaptiklari merak konusudur.

Bence kadinlar o sirada diger kadinlari  incelemekle mesguldürler. "Ne giymis, ne takmis, benden güzel mi?" Vs...


* Erkekler (eger ruh hastasi degillerse) eslerini çok yakin  arkadaslarindan, akrabalarindan, yani olur olmaz herkesten kiskanmazlar.
Oysa kadinlar, hiç ayrim yapmaksizin, ömür boyunca, istisnasiz her disiden kiskanirlar kocalarini.

* Kendisinden 30 yas büyük bir kadinla, sirf parasi için evlenen pek az  erkek vardir.

Buna karsilik etraf, babasi, hatta dedesi yasinda, ama  mutlaka zengin erkeklere asik olan(!) kadinlarla doludur.

* Hiçbir kadin çalistigi yerde üstünün kadin olmasini istemez.

Vallahi bunu  ben söylemiyorum, anketler öyle diyor.


* Erkekler kadinlardan ilgi, sefkat, sevgi disinda pek bir sey beklemezler.
Kadinlara bunlar asla yetmez, ilave olarak iki bilezik, bir yüzük gerekir   çogu zaman.


* Gelin-kaynana çekismesinin fikralara geçtigi ülkemizde hiç   damat-kayinpeder çekismesine tanik oldunuz mu?

"Elti gemisi yürümez"diye bir söz vardir da neden bacanaklar için söylenmis benzer bir laf yoktur?

* Evli kadinla iliskiye giren çok az erkek vardir.

Buna karsilik evli  erkekle hiç düsünmeden iliskiye giren kadin sayisi benim bildigim, gördügüm, duydugum kadariyla bir hayli kabariktir.


* Erkekler bir araya geldiklerinde isten, politikadan, futboldan  bahsederler genellikle.

Kadinlar bir araya geldiginde ise     vay o anda orada   olmayan diger kadinlarin haline!


* Eslerinden, "yorgunum", "basim agriyor" bahanesiyle mümkün oldugunca  kaçan kadinlar,

ortaya ikinci bir kadin çiktigi zaman aniden kocalarini çok sevdiklerini   (!) fark ederler.

* Kocasi tarafindan aldatilan kadinlar genellikle bosanmak yerine, bir  çocuk daha yapmayi tercih ederler.

Tersi durumda ise erkekler kadinlar  kadar akilli olmadiklari için bunu gurur meselesi yapar ve kadini hemen bosamaya kalkarlar


* Kadinlar evde aksama kadar istedikleri gibi yasarlar. Ne karisanlari ne   de görüsenleri vardir.

Erkeklerin aksamdan aksama geldikleri evlerinde pek   de özgür olduklari söylenemez. Kendilerine durmadan oraya oturmamasi, sigarasinin külüne dikkat etmesi, ayakkabisini çikarmasi hatirlatilir.

* Kadinlar aksama kadar kocalarinin bilgisi disinda istedikleri arkadaslarini   misafir ederler.

Oysa hiçbir erkek karisindan izin almadan eve bir erkek arkadasini getiremez. Hatta izin alarak bile...


* Kadinlar her istediklerinde eslerinden izin almadan annelerini ziyaret  edebilirler.

Erkekler ne haberli, ne habersiz, yanlarinda esleri olmadan asla annelerine ugrayamazlar.

* Kadinlar bütün iliskilerinde hesap kitap içindedirler. Asla seffaf  degildirler.

Hoslanirlar, hoslanmaz gibi davranirlar.  isterler, istemez  gibi yaparlar. Esleriyle sorunlarini çözmede bedenlerini silah olarak kullananlar bile vardir.


* Vücutlarini göstermeye bayilirlar. Açik, dar, seffaf, kisa giyerler.Sonra   da "neden bakiyorsunuz?" diye sinirlenirler.

Aslinda amaçlari baktirmaktir,  ama bunu asla kabul etmezler. Özgürlükten, rahatliktan, medeniyetten falan söz ederler. Nereden biliyorsun, derseniz, ben de kadinim oradan biliyorum.



NOT: Istisnalar kaideyi bozmaz (Bu yaziyi okuyan bütün kadinlar kendini  istisna olarak kabul   edecektir).


PAKİZE SUDA
Can Dündar'dan(Kadınlar)

Bir kadin cocuktur aslinda..
Cocuk gibi davranmayi sever.
Erkegin kendisine bir cocuga gösterdigi sefkati göstermesini de ister.
Bir cocugu oksar gibi incitmekten korkarak oksamalidir erkek kadini
Ama her kadin cocukca da olsa dinlenilmesini, dikkate alinmasini ister.
Yani bir kadinin cocukluk yapmasina izin vereceksiniz,
ama asla onu bir cocuk olarak görmeyeceksiniz.
Bir kadin güçlüdür aslinda.
Hatta erkeklerden çok daha güçlüdür.
Ama bu gücünü her zaman ortaya koymasini sevmez.
Ister ki erkegin gücü kendisine huzur versin.
Kendi kendine yapabilecegi seyleri bile erkegin yapmasini bekler.
Böylece hem daha kadin oldugunu hissedecektir hem de
erkeginin ne kadar güçlü oldugunu görecektir.
Ancak kadın gücünü göstermek istediginde onu engelleyemezsiniz.
Yapmak istedigi bir sey varsa mutlaka yapar.

Bir kadin sevgilidir aslinda.
Içinde her zaman sevgiyi tasir.
Sevdiklerinden kolay kolay ayrilamaz. Sevdiklerini kolay kolay kiramaz.
Zor sever ama tam sever.
Bir kadininn tam anlamyyla sevebilmesi için
yüreginin kabul ettigini beyninin de kabul etmesi gerekir.
Ve sevmezse de onu asla sevmeye zorlayamazsiniz
Belki kolayca yüregine girebilirsiniz.
Ancak beyninde yer etmemisseniz her an terk edilebilirsiniz.
Sevmedigi halde terk etmeyen kadinlar da var elbette.
Bunun nedeni ise engelleyemedikleri "acimak" duygusudur.

Bir kadin yalnizdir aslinda.
Hiçbir zaman kadini bütünüyle elde edemezsiniz.
Kendisine ait bir dünyasi vardir ve orada hep yalnizdir
O dünyaya kimsenin girmesine izin vermez.
Hiçbir anahtar o dünyanin kapisini açamaz.
Yalnizlik onun siginagidir
O siginaga ne zaman girecegine, ne kadar kalacagina hep kendisi karar
verir.
Siginaktayken oradan çikmaya zorlarsaniz onu sonsuza dek kaybedebilirsiniz.


Bir kadin bilgindir aslinda.
Neler yapabilecegini erkek akli hayal bile edemez.
Yaraticilginin siniri yoktur
Ama bunu ortaya çykartmak için hayatinin erkegini bekler.
Hoyratça harcamaz yaraticiligini sadece erkegine saklar.
Bir kadinin gerçek erkegi olmayi basarabilmisseniz çok sanslisiniz
demektir.
Çünkü yasaminiz asla siradan olmayacaktir.



Bir kadin hayattir aslinda.
Çünkü hayatin içinde olan her sey ancak kadinlar oldugunda anlam
kazaniyor.
Yemek yemek, su içmek bile.
Bir kadinin elinden içtiginiz suyla kendi kendinize bardagi doldurup
içtiginiz su arasindaki lezzet farkini anlayabiliyor musunuz?


Anliyorsaniz ne mutlu size. Anlamiyorsaniz, ne yazik ki yasamiyorsunuz.










Sakın kimseye 'Seni seviyorum' demeyin.
Lütfen.
Kullanmayın artık bu sözü.
Başka bir şey deyin birbirinize onun yerine.
Duygularınıza daha denk düşen bir şey...
Benim aklıma gelmiyor ama siz bulursunuz. Ne de olsa sizin duygularınız...
Hayır, içini dolduracaksanız 'Seni seviyorum'un, bir diyeceğim yok. Ama umudum da yok.
'Seni seviyorum' öyle 'Kendine iyi bak' gibi bir söz değildir. Laf olsun diye söylenen...
Birine 'Seni seviyorum' dediğinizde hakkını vereceksiniz. Bir kere onu gerçekten seviyor olmanız lazım. Yani öyle dokununca geçiverecek arzularla falan karıştırmayacaksınız.
Birine 'Seni seviyorum'dediğinizde, o biri en az tuttuğunuz takım kadar önemli olacak hayatınızda.
Birine 'Seni seviyorum' dediğinizde, bir saat eksik uyumayı göze alabileceksiniz onu daha çok görmek uğruna.

Birine 'Seni seviyorum' dediğinizde, elini tutmak da önemli olacak başka şeyler kadar.
Birine 'Seni seviyorum' dediğinizde, 'Sevgilimsin' de demiş olduğunuzu bileceksiniz.
Birine 'Seni seviyorum' dediğinizde, onu özleyecek, düşünecek, merak edeceksiniz.
Birine 'Seni seviyorum' dediğinizde, ona sürprizler yapmayı, ufak hediyeler almayı ihmal etmeyeceksiniz.
Birine 'Seni seviyorum' dediğinizde, ona şiirler okuyacak hatta kabiliyetiniz varsa, yazacaksınız da.
Birine 'Seni seviyorum' dediğinizde, şarkıdaki gibi, ellerinizde çiçeklerle kapısında bekleyeceksiniz.
Birine 'Seni seviyorum' dediğinizde, belki ömrünüzün sonuna kadar değil
ama hiç olmazsa yarın, öbür gün de seveceğinizden emin olacaksınız.
Birine 'Seni seviyorum' dediğinizde, aynı zamanda 'Free takılalım' da diyemeyeceğinizi bileceksiniz.
Birine 'Seni seviyorum' dediğinizde, o aşktan söz ederken siz 'Ben almayayım, alana da mani

olmayayım' demeyeceksiniz.
Nasıl? Çok mu zor?Fazla mı zahmetli?
İnsanın birini sevip sevmediği tam da böyle belli oluyor arkadaşlar.
Sevmeyince 'iş' gibi geliyor bütün bu saydıklarım. O zaman
'Seni seviyorum' demeyeceksiniz.
Bu kadar basit. Bir gün farkında olmadan bütün bunları yapıyor olduğunuzu görünceye kadar.
Şimdi 'Ne var bunda? Keşke herkes birbirine bolca 'Seni seviyorum' dese'
diye düşünenler olacaktır.İyi.
O zaman birbirini gerçekten sevenler yeni bir söz bulsunlar söyleyecek.
1. Sık sık seni seviyorum ve sana ihtiyacım var demeyi unutmayın.
2. Aşk şiiri yazın.
3. Yağmurda el ele yürüyün.
4. Radyodan onun için şarkı isteyin.
5. Ruj ya da traş kremi ile aynaya "seni seviyorum" yazın.
6. Çantasına, cüzdanına ya da yastığının altına küçük aşk notları saklayın.
7. Kahvaltıda kalp şekilli tostlar yapın.
8. Gazetenin kişisel bölümüne aşk notları yazın.
9. Şehir içinde fayton gezintisine çıkın.
10. Süpriz haftasonu tatili hazırlayın.
11. Sevgilinizin ufak tefek gündelik ev işlerini yapın.
12. Ajandasındaki uzak tarihlere ikiniz için randevular yazın.
13. En sevdiği restorana reservasyon yaptırın.
14. Gidilecek filmi seçmesine izin verin.
15. Ona ayak masajı yapın.
16. Kalp şeklinde bir kitap ayıracı yapın ve okuduğu kitabın arasına koyun.
17. Romantik müzik CD'si koyun ve dans edin.
18. Sadece ikiniz için sürpriz parti düzenleyin.
19. Sevgilinize pofuduk oyuncaklar alın.
20. Birbirinizin falını okuyun.
21. Birbirinizde en çok sevdiğiniz 10 özelliğin listesini yapın.
22. Bu listeyi göze görünecek bir yere koyun.
23. Onun adını vücudunuza dövme ile yazdırın.
24. İkiniz için bir fotoğraf albümü hazırlayın.
25. Birlikte kampa gidin ve sadece bir uyku tulumu alın.
26. Bir şişede, balonda ya da sandwichte aşk notu gönderin.
27. Sevdiğini bildiğiniz bir çizgi film karakterini taklit edin.
28. Birlikte duş alın.
29. Işıkları loşlaştırıp kanepede tv izleyin.
30. "Özür dilerim" deyip, öpüp barışan taraf olun.
31. Birbirinize masaj yapın.
32. Gün boyunca her saat başı öpüşün.
33. Bir sepet dolusu şirin hediyeler gönderin.
34. Banyo aynasındaki buhara "Senin için deliriyorum" yazın.
35. Kocaman bir kurdele ile yatağınızı paketleyin.
36. Onun benzin deposunu doldurun.
37. 18 yaşında gibi davranın hatta piercing yapın.
38. Sebepsiz yere bir buket çiçekle çıkın karşısına.
39. Birlikte scrabble oynayın, kullanabildiğiniz kadar aşk kelimesi kullanın.
40. Ona köpük banyosu hazırlayın, etrafına mumlar yakın.
41. Parkta piknik yapın.
42. El ele tutuşun.
43. Evde mum ışığında romantik bir yemeğe giden yolu gül yaprakları ile donatın.
44. Bir hayır kurumuna sevgiliniz adına bağış yapın.
45. Onun kıyafetlerini yerden kaldırın ve ona bu konuda hiç birşey söylemeyin.
46. Eski siyah beyaz filmlerden seyredip patlamış mısır yiyin.
47. İlk randevunuzu yeniden yaşayın.
48. Bir oyun ya da maç bileti alarak ona sürpriz yapın.
49. Beklenmedik bir anda onu kucaklayın.
50. Üzerinde hiç düşünmeden, ani bir hediye alın.
51. Sadece "Seni düşünüyorum" demek için mail gönderin.
52. Eve kocaman bir balon buketi getirin.
53. Kahvaltısını yatağa götürün.
54. Yılbaşı ağacı için ikinizin resmi olan bir süs hazırlayın.
55. Elim sende oynayın.
56. Arabasını yıkayın ve konsoluna aşk notu bırakın.
57. Birlikte bir çiçek dikin.
58. Telesekreterine sevimli bir mesaj bırakın.
59. Bir geceliğine otelde kalın.
60. Karın üzerine melek resimleri çizin.
61. Her "merhaba" ve "hoşçakal" ı kucaklayarak ya da öperek mühürleyin.
62. Şehir dışına doğru kısa bir araba gezintisine çıkın.
63. Geceyi yıldızları seyrederek geçirin ve birlikte dilek tutun.
64. Yer ya da mekan umursamadan ara sıra ona göz kırpın.
65. Birlikte komik hayvan isimleri düşünün.
66. Birbirinize şiir okuyun.
67. Doğumgünlerinizi birlikte kutlayın.
68. İkinizin güzel bir resmini cüzdanınıza koyun.
69. En sevdiği kitabı ya da CD'yi sebepsiz yere ona hediye edin.
70. İş yerine şeker, yiyecek, resim ve aşk notları ile dolu bir moral paketi gönderin.
71. Bir gece dışarı çıktığınızda insanlara balayında olduğunuzu söyleyin.
72. Kırda yürüyüşe çıkıp birbirinizin baş harflerini ağaca kazıyın.
73. Sizin için yaptığı ve sizin sıradan kabul ettiğiniz herşey için küçük teşekkür notları yazın.
74. Şömineyi yakın ve şeker pişirin.
75. En sevdiğiniz TV şovunu kaydedin ve geceyi konuşarak geçirin.
76. Bulaşıkları birlikte yıkayın, sonra birbirinizin ellerine krem sürün.
77. Ona bir aşk mektubu yazın, sonra da onu yap boz parçaları gibi kesin.
78. Gizli işaretler belirleyin ve kalabalık içindeyken bunları kullanın.
79. Takviminize sadece ikiniz için hafta ortasırandevusunu düzenli olarak işleyin.
80. Çamaşırları birlikte yıkayın.
81. Romantik Tiyatro: Haftasonu birbirinizin en sevdiği romantik sahneleri canlandırın. Cumartesi sizin, Pazar onun günü olsun.
82. Onu işyerinden arayın ve randevu isteyin.
83. Sanki birbirinizi bir aydır görmüyormuş gibi davranın.
84. Özel birşeyler yapmak için yazılı davetiye gönderin.
85. Birbirinize kitap okuyun.
86. Penceresinin önünde durun ve romantik bir şarkı söyleyin.
87. En sevdiği şekeri montunun cebine saklayın.
88. Sesinizi kaydettiğiniz bir kaseti arabasındaki teybe yerleştirip açık bırakın ki arabayı çalıştırdığı anda çalmaya başlasın.
89. Açık hava sinemasına gidin.
90. İkiniz de yatağa girdikten sonra açık kalan ışığı söndürün.
91. Fırtına çıktığında birbirinize sıkı sıkı sarılın.
92. Ölümsüz aşkınızı telgraf ile açıklayın.
93. Romantik bir yemek hazırlayın ve en iyi porselenlerinizde servis yapın.
94. Boynuna kocaman bir öpücük kondurarak onu şaşırtın.
95. Beklenmedik iltifatlar yapın.
96. Bir külah dondurmayı paylaşın.
97. Salonun ortasında piknik yapın.
98. İkinizin aptal bir fotoğrafını çekin ve çerçeveletin.
99. Okuduğu derginin içine aşk kartları saklayın

 

Bugün 10 ziyaretçi (12 klik) kişi burdaydı!
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol